Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Maas ile görüştü: Neler konuşuldu?

Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Maas ile görüştü: Neler konuşuldu?

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Ankara’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi.

Maas’ın Barış Pınarı Harekatı sırasındaki açıklamalarına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Çavuşoğlu sert tepki göstermişti. Maas, görüşme sonrası Türkiye ile Almanya arasında Suriye konusunda önemli görüş ayrılıkları olduğunu, ancak Türkiye ile diyalogu sürdürmek istediklerini belirtti. Çavuşoğlu ise Barış Pınarı Harekatı bölgesine 30 bin Suriyelinin geri döndüğünü vurgulayarak, harekata Alman kamuoyundan gelen ölçüsüz tepkilerin, ikili ilişkilerde sarsıntıya neden olduğunu söyledi.

DW Türkçe ve DHA’nın haberlerine göre, Ankara’da bir araya gelen Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ortak basın toplantısında öne çıkan başlıklar, şöyle:

Çavuşoğlu: Barış Pınarı Harekatı bölgesine BM’nin açıkladığı rakama göre 30 bin kişi geri dönmeye başladı.

Çavuşoğlu: Türkiye’nin Suriye’deki sorunları çözmesi ve mülteci krizine yönelik çabaları Almanya’da yeterince takdir edilmiyor. Barış Pınarı Harekatı süresince Alman kamuoyu ve basınından gelen ölçüsüz tepkiler ilişkilerdeki güveni sarstı. Bu durum köklü müttefiklik ilişkilerine yakışmıyor.

Çavuşoğlu: Bizim Almanya’dan beklentimiz aramızdaki müttefiklik ruhuna uygun olarak davranmaları ve teröre karşı mücadelede bizimle dayanışma içinde olmaları.

Çavuşoğlu: Mültecilerin gönüllü ve güven içinde dönmeleri gerekiyor, tüm toplantılarımızda bu durumun altını çizdik. Terör örgütünden temizlendikten sonra bölgeye mülteciler yerleştirilecek.

Çavuşoğlu: Suriyeli vatandaşların gönüllü ve güvenli bir şekilde dönmeleri önemli. Dönen insanların temel ihtiyaçlarının karşılanması konusunda da başta Almanya olmak üzere tüm uluslararası toplumların temsilcileri ve insan hakları komiteleri ile birlikte çalışıyoruz. Dört ülke olarak bir konferans yapmak istiyoruz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile 365 bin kişi döndü.

Çavuşoğlu: Biz en küçük insan hakları ihlalini bile kabul etmeyiz. Her iddiayı soruşturduk, soruşturuyoruz. Atılması gereken adımları atıyoruz. SMO’yu IŞID’çi olarak tanımlamak doğru değil. Fırat Kalkanı bölgesinde üç binden fazla DEAŞ’lıyı onlarla birlikte etkisiz hale getirdik. SMO, DEAŞ (IŞİD) ile mücadele ederken alkışlıyoruz; ama PKK ile mücadele ederken birden onları DEAŞ’çı, IŞID’çi yapıyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil.

Maas: Aramızda önemli görüş ayrılıkları var fakat böyle bir durumda konuşmamız lazım. Birbirimiz hakkında değil. Ciddi bir diyaloğa ihtiyacımız var. Biz Türkiye ile bu diyaloğu sürdürmek istiyoruz. Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri bakımından ortak sorumluluklarımız var. Almanya için Türkiye çok önemli bir NATO müttefikidir.

Maas: Biz şu anda bu savaşın çok uzun sürdüğünü görüyoruz, önümüzde kış var. Tekrar korkunç bir savaşın yaşandığı bir kış olup insanların acı çekmesini istemiyoruz.

Maas: Sağduyu ile adım atmalı ve Suriye’deki durumun istikrara kavuşması için çaba harcamalıyız. IŞİD ile mücadele sona ermiş değil. Soçi mutabakatı kapsamında ateşkesin sürmesi ve uzatılması çok önemli.

Maas: Bir diğer konu ise Soçi’de yapılan mutabakat temelinde Türk güçlerinin Suriye’nin kuzeyinde kalıcı varlığı olmaması, bunun geçici bir statüko olarak değerlendirilmesi. Bunu da konuştuk ve teyit ettik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin kuzeyindeki operasyon nedeniyle Almanya’nın Türkiye’ye silah ihracatının sınırlandırılmasını talep eden Maas için “Alman Dışişleri Bakanı çıkmış, haddini bilmez bir adam, ‘Türkiye’ye silah satmayacağız’ diyor. Aman yandık. Ben kaybetmem, siz kaybedersiniz. Sen siyaseti de bilmiyorsun, siyaset acemisisin” demişti. Maas ise Erdoğan’a “Sonuçta Erdoğan’ın füzelerle değil, sözlerle vurmasını tercih ederim. Eğer bu konuda anlaşabilirsek kendisi bana hakaret etmeye devam edebilir” yanıtını vermişti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da, Maas’ın Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretle ilgili Twitter’daki paylaşımına verdiği Almanca yanıtta, şöyle demişti: “Sevgili Heiko Mass, Türkiye’ye ziyaretinizden memnuniyet duyarım. Ziyaretiniz bizi her zaman sevindirir. Ancak parmak sallayarak değil. Türkiye’ye ders vermeye kalkanlar, buna uygun bir yanıtı da hesaba katmak zorunda.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN