Emin Çölaşan: Erdoğan Trump denilen manyağa bunu asla diyemez

Emin Çölaşan: Erdoğan Trump denilen manyağa bunu asla diyemez

Emin Çölaşan, bugünkü yazısında, ABD Temsilciler Meclisi’nde Ermeni tasarısı’nın kabul edilmesinin ardından Erdoğan’ın programında değişiklik olup olmayacağını değerlendirdi.

Çölaşan, “Trump denilen manyağa “Bu Ermeni tasarısı gündemde olduğu sürece ben sana gelmiyorum” demesi asla mümkün değildir.” ifadesini kullandı

İŞTE O YAZI

Sevgili okurlarım, neredeyse bütün dünyada başımıza açılmış olan “Ermeni katliamı ve soykırım masalı” her gün başımızda, Demokles’in kılıcı gibi sallandırılıyor.

Düşünün ki, bu işle uzaktan yakından ilgisi olmayan bazı Latin Amerika ülkeleri bile bu “Katliamı (!)” kendi parlamentolarında kabul ettiler.

Şimdi son olarak devreye bir kez daha ABD girdi…

Ermeni tasarısı Temsilciler Meclisi’nde kabul edildi.

★★★

Önce bir konuya açıklık getirmek gerekiyor…

Türk tarihinde Ermeni katliamı diye bir hadise yoktur.

Yıl 1915…

Birinci Dünya Savaşı olanca hızı ve vahşetiyle sürüp gidiyor.

Adına Kafkas cephesi denilen Doğu Anadolu’da, karşımızda Rus ordusu var.

1914 yılının aralık ayında Sarıkamış hezimetini yaşamış ve Allahüekber dağlarında on binlerce askerimizi şehit vermiştik.

Hem de düşman kurşunlarıyla değil, o dağ başlarında donarak can vermişlerdi.

Bu hezimet Harbiye Nazırı Enver Paşa ile onun Doğu cephesindeki Ordu komutanı Hafız Hakkı Paşa’nın Türk Milleti’ne utanç verici bir armağanıdır!

★★★

Savaş sürerken bazı acı gerçekler de ortaya çıkıyordu.

Rus ordusuyla iş birliğine girişen Ermeni çeteleri, Mehmetçiği arkadan vuruyordu.

Bazıları çete, bazıları ise düzenli ordu görünümünde idi.

Osmanlı hükümetinin başında olan İttihat Terakki, o zaman bir karar almak zorunda kaldı…

Ve çok önemli bir kanun çıkardı:

Tehcir (sürgün) kanunu.

Buna göre savaş bölgesindeki tüm Ermeniler sürgün edilecekti.

Toplu göç başlatıldı…

Ve on binlerce Ermeni; Suriye, Ürdün, Lübnan gibi o zaman Osmanlı egemenliğinde olan bölgelere sevk edildi.

Ama örneğin İstanbul’da yaşamakta olan Ermenilere asla dokunulmadı.

★★★

Bu toplu sürgün olayında bazı acı olaylar elbette yaşandı. Devreye bazı çapulcular, yağmacılar girdi.

Bunlar bazı göç edenlerin yükte hafif pahada ağır mallarını yağmaladı, bazılarını yollarda öldürdü.

İttihat Terakki’nin güçlü adamı, o sırada Suriye’de 4. Ordu komutanı olarak görev yapan Cemal Paşa bu kirli olaylara karışanların tamamını yakalattı.

Bunlar Şam’da kurulan harp divanlarında yargılandı ve çoğu idam edildi.

★★★

Sonraki yıllarda başkent İstanbul bile düşman orduları tarafından işgal edilince, bu kez bir sürü masum insan Ermeni soykırımı (!) nedeniyle yargılandı ve idam edildi.

Urfa mutasarrıfı Nusret Bey ve Boğazlayan kaymakamı Kemal Bey, o işgal döneminde haksız yere idam edilen masum insanlarımızdan sadece
ikisidir.

★★★

1915 yılında olanlar Ermeni katliamı değil, devletine karşı isyan eden, Rus ordusuyla iş birliği yapıp Mehmetçiği arkadan vuran, Bitlis, Van gibi bazı il merkezlerini işgal edip oralara Ermenistan bayrağı çeken çetelere karşı girişilen mücadele ve karşılıklı çatışmadır.

Her iki taraftan da çok sayıda insanlar o çatışmalarda can vermiştir.

Ne yapacaktık, vatan toprağını onlara mı bırakacaktık!

★★★

Aradan uzun yıllar geçti ve geldik 1980’li yıllara…

Ermeni terör örgütü ASALA, yurt dışında, beş kıtada görev yapmakta olan 44 diplomatımızı vurup şehit etti.

Şimdi bizi Ermenilere soykırım (!) yapmakla suçlayan Batı dünyası, ne acıdır ki o cinayetleri hiçbir zaman gündeme getirip üzerine gitmedi.

O örgütün elebaşlarını “Temizlemek” de bizim istihbarat örgütlerine düştü.

★★★

Bunları kısaca niçin anlatmaya çalıştığıma gelince…

Recep Bey açıkladı…

Ve Ermeni olaylarının yeniden gündeme getirilmiş olması nedeniyle,13 Kasım günü ABD’de Trump’la yapacağı ikili görüşmeye gidip gitmeyeceği konusunda henüz karar vermediğini söyledi.

Göreceksiniz…

Gidecektir!

Trump denilen manyağa “Bu Ermeni tasarısı gündemde olduğu sürece ben sana gelmiyorum” demesi asla mümkün değildir.

Bu gibi lâflar hele uluslararası siyasette dikkate alınmaz.

Bunlar iç siyasette seçmene verilen mesajlardır.

Gidecek ve görüşmelerini yapacaktır.

13 Kasım’ı bekleyin, göreceksiniz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN