Gökhan Özbek Yazdı: Bundan Sonra Ne Olacak?

Gökhan Özbek Yazdı: Bundan Sonra Ne Olacak?

Yıl olmuş 2019, 14 gün süren bir seçim yapmışlar. Her gün oylar sayılıyor, her gece yeniden Ekrem İmamoğlu önde bitiriyor ama mazbata gelmiyor? Peki neden? Süreç nasıl işleyecek? Kafalar karışmasın diye sade sade yazayım.

AKP 06 Nisan 2019’da, İstanbul İl Seçim Kurulu aracılığıyla YSK iletmek üzere bir itiraz yaptı! Gerekçe ise; İstanbul İl Seçim Kurulu’nun AKP’nin talebi olan tüm oylar yeniden sayılsın talebiydi! Net olmayan hukuki tabirler ve müessir (etkili) eylemler denildi! Ama bu hak aynı zamanda YSK’ya Olağanüstü İtiraz anlamına geliyordu ki, CHP’li vekiller ve saygın hukukçular bunun olağanüstü itiraz hakkı olduğunu vurguladı! Düşünün AKP, YSK’ya bir başvuru yaptı! Ama daha sonuçlanmadan aynı başvuruyu 3 gün sonra yeniden yaptı! Neden mi; 1-İlk başvurunun olağanüstü başvuru olduğunu bilmiyordu! 2- İlkinde muallakta kalan nesnel olmayan ifade ve talepler vardı! Başvuru red edilirse hak biterdi!

 Bu durumda başarısız olan AKP İl Teşkilatı ve seçim işlerinden sorumlu birimleri hukuki hata yapmış olacaktı! YSK ise 06 Nisan’da yapılan itirazı biraz da bu gerekçeyle hemen gündemine almadı! Normalde aynı gece 2 Nisan’da toplanmıştı! Bu sayede YSK, AKP’ye itiraz için 3 gün daha kazandırmış oldu! AKP ise 09 Nisan’da İl Seçim Kurulu aracılığıyla genişletilmiş Olağanüstü İtiraz Hakkını YSK’ya iletti! Büyükçekmece’nin iptalini istiyor! İptal olursa Büyükşehir de etkilenecekti! Tabi bu arada YSK 08 Nisan’da yani AKP’nin ilk olağanüstü itirazından 2 gün sonra toplanmış en uzun süren toplantıya imza atmış ve sondajlama dediğimiz yeni bir içtihat ortaya çıkmıştı!

AKP’nin 06 Nisan tarihli İlk olağanüstü itirazını daha sonraya erteledik diyerek, AKP’nin bir an önce hukuki bir itiraz hazırlamasına fırsat sağladı. Nihayet 09 Nisan’da AKP aynı konuda sonuçlanmadan 2. itirazını yaptı ki böyle durum ilk kez yaşandı. İşlem tamamdı. Artık YSK gönül rahatlığıyla toplanabilirdi. Nihayet 11 Nisan 2019 Perşembe günü saat 15:00’de YSK Olağanüstü toplantı kararı aldı ve toplandı. Fakat YSK’nın  CHP Temsilcisi Mehmet Hamidi Yakupoğlu bu toplantıya oldukça hazırlıklı gelmişti. İtirazların süreçleri, itiraz metodları, geçen zamanın seçimin şeffaflığına düşürdüğü etkiler…

Velhasıl toplantıda bunlar mı etkin oldu dersiniz yoksa bu belgeler mi, olağanüstü toplanan YSK, kısa sürede toplantıyı bitirdi. 2014 IĞDIR kararı ve imzacı olarak şimdi başkan SADİ GÜVEN imzası olması ve CHP’nin bunu sunması önemliydi. Zira YSK, aynı durumda red etmişti.

YSK ve AKP bu hamle karşısında Büyükçekmece ile ilgili AKP’nin başvurusunu görüşmesi gerkirken, Maltepe’de günlerdir süren oy sayımının sonucunu bekleme kararı aldı. Oysa AKP usulsüzlük iddiasını Büyükçekmece için vermişti ve YSK’nın bu yönde karar vermesini istiyordu. Ama 2014 tarihli alınan karar ve Sadi Güven imzası Büyükçekmece itirazının reddi için yeter de artardı. Ama ne hikmetse Maltepe’de bir türlü bitmeyen dahası dün bitirilmek istenmeyen sayımlar yüzünden karar alınması ertelendi.

Bitirilmesini istenmiyor dedik dün akşam İlçe Seçim Kurulu kararına göre AKP ve MHP’liler sayımı engellemek ve kavga çıkarmak gibi eylemleri ile süreci tıkamaya çalıştılar.

Böylece AKP süreci uzatmaya, YSK ise ben bu işten nasıl sıyrılırım noktasında hareket etmeye başladı. Fakat ortada bir mazbata sorunu vardı. Ekrem İmamoğlu’na mazbatası hala verilmemişti. Normalde 1 Nisan sabahı ilçelerden gelen sonuçlarla il birleştirme tutanağı oluşturulmuştu. Elbette buna her partinin itiraz hakkı vardı. Seçim kanununa göre il birleştirme tutanağı oluşturulduktan sonra İl Seçim Kurulu kazanan adaya mazbatasını verir. Fakat itirazları dinlemek istedi. İtirazları reddetti. AKP, YSK’ya başvurdu, İl Seçim Kurulu ise topa girmemek adına YSK’yı beklemeye başladı. YSK ise Perşembe günü aldığı kararla Maltepe sayımları bitsin dedi. İyi de Maltepe sayımı bittiği an diğer 38 ilçe bittiğinden en güncel ve en doğru il birleştirme tutanağı ortaya çıkacak. O andan itibaren İl Seçim Kurulu mazbatayı vermek zorunda. Kısacası İl Seçim Kurulu, YSK’ya topu atıyor, YSK ise İl Seçim Kurulu’na bakıyor. Kim  sorumluluk alırsa diğeri ben yapmadın dercesine…

Tabi durumlar böyle ama bir yandan da CHP’nin itirazları sonucu Maltepe’de sayım kurulu 2’den 12’ye ve 24 saat esasına göre çalışmaya başladı. An itibariyle; 1086 sandıktan 742’si sayıldı, 344’ü kaldı. Bu akşama bu tempo ile bitmesi bekleniyor.

Peki ne olacak? Yaşananları sarranç oyunu gibi düşünürsek son hamlelere geçildi. Şah-Mat aşaması. Zira 14 Nisan’da sayım bitecek. 15 Nisan’da birleştirme tutanığı yeniden düzenlenecek. En geç 16 Nisan’da İmamoğlu’nu çağırıp mazbata vermeleri gerekiyor!

Fakat sayım bugün biterse YSK 14’nü 15’ne bağlayan gece ya da 15’ini 16’ya bağlayan gece olağanüstü toplanacak. Çünkü 11 Nisan’da sayım sonuçları beklenme kararı alınmıştı. Toplanmaz ise İl Seçim Kurulu hukuken mazbatayı artık İmamoğlu’na 16 Nisan’da verecek.

Teorik olarak Iğdır kararı ve Maltepe’deki sayımların sonucu değiştirmeyeceği düşünülürse YSK’nın AKP’nin Büyükçekmece kararına red vermesi gerekiyor! Aksisini de zaten beklemiyorum. Ama AKP’nin son yasal itiraz hakkı ortaya çıkıyor. O da mazbata verilmeden önce süreci uzatmak adına YSK’ya “TAM KANUNSUZLUK” başvurusu ile İstanbul seçimlerinin tamamının iptali. Eğer bu başvuruyu birleştirme tutanağından önce verirse, İl Seçim Kurulu YSK’yı bekleyebilir! ( Beklemek zorunda değil ama önceki tutumlar malum!) Hiç kuşkusuz 06 Nisan’dan 15 Nisan’a kadar AKP 9 gün süre zarfında TAM KANUNSUZLUK başvurusu için bir çok done ve sağlam bir dosya hazırlamış olacak!. Tabi bu başvuru olunca, YSK 2014 Iğdır Kararı’na bağlı kalmayacak!  Çünkü YSK’ya 6 ve 9 Nisan’da yapılan Olağanüstü İtirazları AKP aleyhine reddetmiş bile olsa önünde yeni bir itiraz var. iSTANBUL seçimlerinin tamamen iptali. Bu ihtimal ortaya çıktığı an; Artık İstanbul seçimleri İstanbul’da değil Ankara’da YSK’da karara bağlanmış olacak. YSK olası bir tam kanunsuzluk başvurusunu reddederse İl Seçim Kurulu hemen mazbatayı verir. Tabi olası AKP’nin TAM KANUNSUZLUK itirazının gerekçelerini bilmiyoruz! Yorumlanamaz ama Büyükçekmece üzerinden polisin adres tespitleri belirleyici etki olsa da bir gerekçe daha bekliyoruz. KISITLILARIN OY KULLANMASI. Şu an için Fark 13 bin küsür. Maltepe’de tüm sandıklar sayıldığında da bu fark en az 13 bin olacağı aşikar! Peki bu farkı ne eritebilir? Kanunen oy kullanması yasak olanlar. AKP 2014 yerel seçimlerinde, Yalova’da kısıtlılar, askerler ve sandık kurulu üyelerinin seçmen olmadığı halde oy kullandığını öne sürerek YSK’ya itirazda bulunmuştu. AKP’nin itirazını görüşen YSK, konuyla ilgili ara karar almış, İlçe Seçim Kurulundan, oy kullanma ehliyeti olmadığı halde oy verenlerin tespit edilmesini istemişti. İlçe seçim kurulundan gelen bilgiler doğrultusunda, Yalova seçiminin iptaline karar verdi.

Peki kim bu kısıtlı seçmenler; İstanbul’da ne kadar?

YSK’ya göre aşağıda yazılı olanlar oy kullanamazlar (298/7 md.):

1. Silâh altında bulunan erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (her ne sebeple olursa olsun, izinli bulunanlar da bu hükme tabidir),

2. Askeri öğrenciler,

3. Ceza infaz kurumlarında hükümlü olarak bulunanlar.

2014’de Yalova’da seçimler 6 oy farkı olduğu için ve 9 kısıtlı seçmen ki kime oy kullanıldığı bilinmediğinden iptal edilmişti!

Peki İstanbul’da ne kadar kısıtlı seçmen var?

Şimdi AKP hummalı şekilde bunu araştırıyor.

CHP kaynakları seçmen listesini düzenlemek ve kimin oy kullanıp kullanmayacağına karar vermek YSK’nın sorumluluğunda diyor!

İlk bilgilere göre sayıları 5 bin civarında ( CHP kulis bilgisi)

Eğer kısıtlı seçmen sayısı 13 bin ve üstü olursa YSK seçimi iptal edecek!

Eğer 10 bin ve altı olursa İmamoğlu mazbatayı alacak!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN