Gülin Akgün Yazdı: Sanatın Uzun Burnu

Gülin Akgün Yazdı: Sanatın Uzun Burnu

“Felsefeyi severdi, müzikten de anlardi. Hiç kimseden korkmaz yaman bir silahşördü Cyrano Bergerac’ti onun adi
Her şey olayim derken hiç bir şey olamadi ”

Ölmeden önce kendini böyle tanimladi Bergerac. 1619 Paris/Fransa’ da doğduğunda Fransa’nin hatta Dünyanin sanat çeşmesinin kurakliğini gidereceğini bilemezdi tabi. Naif kişiliği onu; şair, edebiyat sevdasi; oyun yazari, içindeki dik duruş ise silahşör yapti uzun burunlu adami Edmond Rostand tarafindan sahnelenmek üzere hayat öyküsü kaleme alindi. O kadar beğenilmiş ki dillere pelesenk gönüllere yol olmuş tiradlari, Fransa’nin romantizme gercekten ihtiyaci varmiş demekki Evet Cyrano öyle bi adammiş! Kalplere giden yollari öyle cümlelerle anlatirmis ki yol kisalir variverirmiş huncacik güzellere, tabii.. Gönül ister ki O’nun olsaydi tüm güzeller fakat Cyrano sufleden ibaretti hayatinda, Memnun muydu? Orasi biraz karişik.. Sevdiğiniz kadina edeceğiniz iltifat başkasinin ağzindan çiksa n’apardiniz? Ve bunu bile isteye yapsaniz.. Şahsen ben dayanamaz çikiverirdim ” O benim! ” diye karşisina. Ama Cyrano yapmamiş, Arkada saklanmiş önüne bir aşik konmuş, karşisinda da aşiği varmiş. Kimin aşiği? Teknik olarak Cyrano! Ne komik cümle ama!

Cyrano ruh okşayici romantik sözleri fisildar arkadaşina, arkadaşi da savurur endamini karşisindaki kadina.. Ne aşk ama! Bu hayat hikayesi öyle meşhur olmuştur ki Dünyada Istanbul’a bile gelmiştir, fakat burnu Abdulhamit han’in burnuna benzediği için sahnelenmesi izin verilmemiştir Cyrano’nun. Bilse üzülür müydü bilemem.. Ama günümüze kadar hala meşhur olmasini sağlayan tek şey aşki ve dili değildi Bergerac’in, haksizliğa karşi dik duruşu, yalakaliği asalak bir sarmaşiga benzetişi ve daima başlari dik yürütmek gerektiğini savunan şu tiradlaridir da

“Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi, önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine, dolanla tırmanmak mı? İstemem!

Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, taklalar mı atmalıyım? İstemem, eksik olsun!

Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek?

Demek istediğim, asalak bir sarmaşık olma sakın. Varsın boyun olmasın bir söğüdünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var? ”

Zaman aşimina uğramayan bir şey demekki bu yol bilmezlik.. Her dönemin açik yarasiymiş yalancilik. Sanatin işiğinda da Cyrano’nun sözlerinde de hep bir umut kalmiş insanlara.. Güzel karakteriyle sanatta yerini almasindan cok memnun olduğum Cyrano’u selamlar Aşklarin ve dik duruşlarin da gerçekciliğini yitirmemesini dilerim

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Gülin Akgün

BİRDE BUNLARA BAKIN